19 Ekim 2006
 
11:16:54
 
118380
(defa okundu)
Galatasaray’ın problemi, belli ki tek tek maçları ele alarak çözülecek türden değil; daha kökten halledilmesi gereken bir problem var.
Bu takım, ara sıra hala futbol oynayabildiğini gösteriyor. Liverpool maçının ikinci yarısında, ligde birkaç maçta ve dün gece PSV karşısında ilk yarıda, uluslararası standartlara göre iyi kabul edilecek seviyede top oynadı.
Ama iyi oyun da yetmiyor Galatasaray’a; maçı kopartacak hamleyi yapamıyor bir türlü. Şampiyonlar Ligi’ndeki macerasına devam edebilmesi için Galatasaray’ın PSV’yi yenmesi şarttı. Fakat öne geçmesine ve iyi oynamasına rağmen skoru kendi lehine geliştiremedi. Galatasaray’ın kötü olduğu dönemlerde ekstra performans göstermesine alıştığımız Mondragon çöktü önce...
Beraberlik golünün saçmalığı karşısında donakalan oyuncular, az sonra toplu intihar eylemi gerçekleştirdi ve korner kullanan Galatasaray golü kendi kalesinde buluverdi.
Palavralara emanet
Ne saçma bir cümle oldu değil mi? Gol de inanın bu kadar saçma oldu...Her şey yolunda gidiyormuş gibi gözükürken, 1-0 öndeyken, hani gayet de iyi futbol oynarken, maç döndü ve 2-1’e geldi... Bu maçı kendi içinde değerlendirmek, sadece PSV karşısındaki 90 dakikayı düşünmek tabii ki mümkün. Fakat bu Galatasaray’ın içinde bulunduğu kabusu görmezden gelmek olur. Galatasaray şu anda palavralara emanet bir durumda.
GS Store’larda Şampiyonlar Ligi’ne katılacağımız belli olduğunda "Road To Athens/ Atina Yolunda" diye tişörtler satışa çıktı. Yani Galatasaray’ın hedefinin bu sene Atina’da Şampiyonlar Ligi Finali’ne katılmak olduğunu belirten tişörtler yaptırmıştı kulüp.
Kim karar verdi, kimler "Ağbi yapma, gülerler bize" demedi bilemiyorum. Ama bugünkü durumu çok net ortaya koyan bir tişörttür o, almış olanlar iyi saklasın.
Dün gece kaybedilen bir maç değildir sadece, yol bitti. Palavrayla buraya kadar gidiliyor. Gerets’in kellesi gidecek büyük ihtimal; kelleyi alacak olanları tanımasam umutlanacağım!
|